>Gun gecmiyor ki gida konusunda makaleler yazilmasin. Yediklerimiz konusunda oyle ya da boyle bilinclenecegiz. Daha dogrusu bilinclenmek zorundayiz. Nufusun ve tuketimin zirve yaptigi bu cagda, kendi adimiza ne yedigimizi sorgulamamiz gerekiyor. Dun yayinlanan, sevgili Gungor Uras’in ve Ertugrul Ozkok’un farkli konulardaki yazilari, bugun Meral Tamer’in yazisi. Yemek sanki hayatimizin merkezi oluyor.
New York Times’in, bu haftaki meshur Dining&Wine ekinde, seflerin butik ureticilerin tarlalarina yaptiklari ziyaretler ile ilgili cok iyi bir makale vardi. Perse’nin eski ascibasisinin su sozleri oldukca etkileyici;
But you do need vegetables. “It’s not enough now to pick up the phone and say to a distributor: ‘What have you got? O.K., give me a case.’ Now you want to see,” said Mr. Benno, 40. “You want to go there. They get to know us, and they see the possibilities for us. And for them.”